Panama

20 Ocak 2018
CortinaPanama
Panama derken aklınıza gelen ne? Şu okyanusları birleştiren ülkeden mi söz ediyorsunuz? Yoksa sadece bir şapka mı sanıyorsunuz? Şu ünlü Wikileeks Panama belgelerinin adı mı kastettiğiniz? Sizi bilmem ama ben orta Amerika’nın en zengin ülkelerinden biri olan Panama’yı anlatacağım bu hafta sizlere. Kuzey ve Güney Amerika’yı birbirine bağlayan yedi ülkeden biri olan, Panama Kanalı ile özdeşleşen Panama’yı… Görkemli yağmur ormanlarının ev sahiplerinden birini. Ülkenin adının anlamı da bir başka güzel; yerli dilinde ‘sayısız kelebek’ anlamına geliyor Panama. Panama, haritada her ne kadar Güney Amerika’ya yakınlığıyla dikkat çekse de ilginç ama coğrafi olarak Kuzey Amerika kıtasında…

Panama

Panama

Başkent Panama City

Ülkemizden vize istemeyen Panama’da mutlaka gidilmesi gereken yer hiç kuşkusuz ki başkent Panama City. 1519 yılında kurulan dünyanın önemli limanlarından olan Panama City, Arnavut taşlı dar sokaklar ile bezenmiş koloniyel taş binaları, şehrin içine serpiştirilmiş amazon ormanları kıvamında yeşil, çok yeşil parkları, plajları ve müzeleriyle hoş bir şehir…

Yağmur sezonu haziran ile aralık arasında. Tropikal bir tatil için pek uygun değil ama Panama’da yılın her dönemi farklı bir keyif var. O yüzden aldırış etmeyin zamana ve çok da ertelemeyin bu şehri görmeyi. Panama nüfusunun çok büyük bir kısmını Mestizo dedikleri İspanyol-Kızılderili melezleri oluşturuyor. Derinin rengi bir şey ifade etmiyor bu şehirde.

Panama nüfusunun çok büyük bir kısmını Mestizo dedikleri İspanyol-Kızılderili melezleri oluşturuyor. Derinin rengi bir şey ifade etmiyor bu şehirde. Nüfusun zenci kesiminin % 60’ı ataları Jamaika ve diğer adalardan esir gelen insanlar. Ülkede resmi dil İspanyolca ama İngilizce de oldukça yaygın.

Şehir tropikal iklim kuşağında, yaşayanlarsa çoğunluklaLatin kökenli. O zaman ne diyelim: Dans, dans, dans… Eğlence dünyası için ülkeden beklenebilecek bütün hareketlilik ve coşkuyu size gece gündüz sunuyor Panama.

Genelde emekli pek çok orta yaş insanının yaşamak için bu ülkeyi, bu şehri tercih ediyor olması gençlerin önünü kesmemiş. “Calle Republica de Uruguay” yani Uruguay Caddesi’nde sıralanan gece kulüpleri Panama City gece hayatına renk katıyor. Şehir merkezine pek çok alışveriş merkezi de serpiştirilmiş. Multiplaza AVM’yi deneyebilirsiniz. Bella Vista bölgesi’nde tezgahlarda satılan Panama işi örtüler, danteller, kumaşlar da ilginizi çekebilir. Panama Kanalı ve turizmden elde ettikleri gelir ve yatırımlarla gittikçe zenginleşmiş şehir. Bunu sergilemek istercesine, özellikle liman kısmına birbirinden ihtişamlı gökdelenler inşa edilmiş.
 

Panama

Panama

Gelelim şu ünlü kanala.

Sadece Panama için değil dünya ekonomisi için de büyük bir önemi var kanalın. Düşünsenize kanal inşa edilmeden önce Avrupa'dan yola çıkan bir yük gemisinin Batı Amerika kıyılarına ulaşmak için Güney Amerika'nın en güney ucu olan Macellan Boğazı’ndan geçmesi gerekiyordu. 1800’lü yıllarda Fransızlar başlamış yapımına ama bitirmek Amerikalılara kısmet olmuş, 1914’de inşası tamamlanmış.

Tam da kanalın açılacağı zaman karışmış ülke, iç savaş çıkmış. Binlerce insan ölmüş. Sonunda Kolombiya ve Panama birbirinden ayrılmış. Sonra ne mi olmuş? Amerika Birleşik Devletleri bölgeye demokrasi getireceğim demiş. Bir girmiş, pir girmiş. Yıllarca gitmemiş ülkeden. Birçok skandala imza atılmış bu süreçte. 2001 yılına kadar çeşitli gerekçelerle kanalın işletmesini Panama’ya teslim etmemiş. Ancak o sene yapılan bir anlaşmayla Panama Kanalı’nın bütün hakları Panama’ya geçmiş.

Kanalın çalışma prensibi bir asansör gibi. Atlas Okyanusu’ndan Pasifik Okyanusu’na geçmek isteyen bir gemi, Panama Kanalı’nın kademeli havuzları ile aşama aşama su yolu boyunca ilerliyor. Bir süre sonra da Pasifik Okyanusu’nda yoluna devam ediyor.

Panama

Panama


Tam bir gösteri

Kanaldan ilk buharlı gemi 3 Ağustos 1914’te geçmiş. Kanalın iki okyanusun arasındaki mesafesi, 81.7 km. Kanal sadece su yoluyla sınırlı değil elbette. Müthiş bir pazarlama tekniği ile her bir geminin havuzdan havuza kanal boyunca ilerlemesini, dünyanın en heyecanlı macerasıymış havasına sokuyorlar. Kanala ilişkin her türlü hediyelikçiler, gemi geçişlerini saniye saniye hoparlörlerden anlatan çığırtkan edalı sunucular, alkışlar, çığlıklar… Sanırsınız ilk kez sizinle birlikte onlar da görüyor. Panama Interoceanic Canal Museum adlı bir de müze var gezebileceğiniz. Kanalda aynı zamanda limanlar, bunların tesisleri, dalgakıranlar, setler, havuzlar ve yapay göller de göreceksiniz.


Ne Yenir, Ne İçilir?

Panama’nın sağlıklı olduğu kadar iştah da açıcı bir mutfağı var.Dünyanın en önemli muz üreticileri arasında olduklarından mıdır bilemem ama Panama’da neredeyse tüm yemeklerde bol miktarda egzotik meyve kullanılıyor. Elbette balık da mutfağın vazgeçilmezi. Restoranlara gelince Casco Antiguo denilen Tarihi Şehir'de Caliope Restaurant, Casa casco ve Nomada var. Bu bölgedeki keyifli bir otel olan Central'in içindeki 7 Reinas’da da yemek yiyebilirsiniz. Casco Antigua bana göre şehrin en ilginç yeri. En çok zamanı oraya ayırın. Muhteşem koloniyel binalarla bezenmiş, kendinizi sanki o yıllardaymış hissedeceğiniz bir bölge. Tantalo, yerel dansçıların geldiği Diablo, Fransız mutfağı sunan Paulo Nani de Casco’daki keyifli mekanlardan. Bunun dışında Casa del marisco Acha deniz ürünlerini sevenler için ideal. La Vespa Pasifik kıyısındaki bir İtalyan restoranı ve Trump Kulesi'nde yer alıyor. Et sevenler Patagonia (San Francisco’da) ve Gaucho’ya (Bella Vista’da) uğrayın. Bambu; sushicilerin mekanı. Segunda Muelle, Peru mutfağı yapıyor. Donde Jose ise Panama mutfağı için doğru yer.
 

Nerede Kalınır?

Panama'ya gitmeyi düşünenler için otel önerilerimi paylaşayım: Central Hotel harika bir butik otel. Avenida Balboa'daki Hotel Hilton, Hotel Bristol, Hotel Golden Tower, Hotel Miramar Intercontinental, Hotel American Trade ve Hotel Trump’ı deneyebilirsiniz. American Trade Hotel’in ambiyansı çok güzel, kahvaltı veya kahve için gidebilirsiniz. İyi bir rehber arayanlara da Yuri Edgardo Torres'i tavsiye ederim. E-posta adresi yuritorres17@hotmail.com, cebi de +507 6516-3754.
SAFFET EMRE TONGUÇ
Saffet Emre Tonguç, tarihçi, seyahat yazarı ve profesyonel rehber. Boğaziçi Üniversitesi’nin Turizm ve Otel Yöneticiliği, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler ile Osmanlı Sosyal Tarihi yüksek lisans bölümlerinden mezun oldu. Viyana Ekonomi Üniversitesi’nde işletme üzerine doktora çalışması yaptı.

Gerek mesleki, gerek şahsi ilgimden dolayı 130 civarında ülkeye seyahat etti. Hürriyet Gazetesi’nin Seyahat ekinde, İstanbul Life ve Skylife gibi dergilerde yazılar yazıyor. Conde Nast Traveler, Travel and Leisure, National Geographic ve Lonely Planet gibi yurtdışı yayınlarında yer aldı. Fotoğrafları 1990 yılından itibaren Amerika ve Avustralya başta olmak üzere çeşitli ülkelerdeki dergi ve internet sitelerinde yayınlandı. İlk fotoğraf sergisini 2007 yılında açtı. Tasarımlarını yaptığı çeşitli ev ve bahçeler 20 civarında dergide yer aldı...

100 binden fazla satan İstanbul Hakkında Her Şey adlı kitabı New York Times ve International Herald Tribune gazetelerine haber oldu. NTV’de yayınlanan “Paha Biçilemez İstanbul” programı kanalın en yüksek izlenme oranlarına ulaştı ve çok sayıda ödül kazandı.

İstanbul’da hem Türkçe hem de İngilizce özel geziler yapıyor. Kapalıçarşı, Fener-Haliç-Balat, Karaköy, Galata-Beyoğlu, Taksim-Cihangir-Çukurcuma, 7 Tepe 7 Cami gibi birçok farklı gezide kapalı olan mekanları özel olarak açtırıyor. Kral ve kraliçelere hizmet veren özel bir yat ile yaptığı erguvan ve dolunay turları çok seviliyor. “Yılın Gezi Yazarı” “Türkiye’nin En İyi Profesyonel Rehberi” “En İyi Turizm Yayını” gibi farklı dallarda 17 ödül aldı ve çoğu İstanbul ile ilgili olan 16 kitap yazdı.

Aralarında Oprah Winfrey, Martha Stewart, Madeleine Albright, Colin Powell, Robert Redford,Calvin Klein, Kevin Spacey, Billy Crystal, Bob Geldof ve Rory Gates gibi kişilerin bulunduğu 100'den fazla önemli isme İstanbul'u anlattı.

LEXUS
 

L I F E S T Y L E

© 2016 LEXUS
www.lexus.com.tr